fbpx MENU
Üye Ol | Giriş Yap
Balıklarda Ağız Fungusu

Balıklarda Ağız Fungusu

Akvaryum balıklarındaki ağız mantarı (fungusu) bakteriyel bir enfeksiyondur ve antibiyotik veya antibakteriyel ilaçlarla tedavi edilmesi gerekir. Ağız mantarı, yalnızca ağızla olmasa da yaygın olarak balığın kafa kısmı ile ilişkilidir. Yüzü, solungaçları ve çenelerini etkileyebilir. Daha az sıklıkla, vücudu ve yüzgeçleri etkilemektedir. Bu nedenle finrot hastalığı ile kolayca karıştırılabilir. Bununla birlikte ağız mantarı enfeksiyonlarının ayırt edici özelliği küçük kümeler halinde olmasıdır.

Balıklarda oluşabilecek mantar enfeksiyonları benzerdir. Ancak mantar enfeksiyonları pamuğa benzer uzun, beyaz, oldukça kabarık ipliklerin kümeleri olarak görünürler. Ağız mantarı enfeksiyonları beyazımsı gri renktedir.

Balıklarda Ağız Fungusu (Mantarı) Neden Oluşur?

Finrot hastalığına neden olan bakteriler gibi, tüm akvaryumlarda ağız mantarı bakterileri bulunur ve normalde balıklara bir zarar vermezler. Aslında bakteriler birer biyolojik filtre gibi inorganik kimyasalları ayırarak biyolojik filtrasyon işi yaparlar. Ancak finrot bakterilerinde olduğu gibi, ağız mantarı bakterileri fırsatçıdır ve şans verildiğinde canlı hücreler ve doku sıvısı ile kolayca beslenirler.

Balıklar, örneğin dövüştüğünde veya bir yere çarpıp yaralandığında, derileri zarar görür ve bakteriler bu zarar gören yaradan içeri girerler. Normalde balığın bağışıklık sistemi istilacı bakterileri yok eder, hastalığı önler. Ancak balığın bağışıklık sistemi stres, az beslenme veya en önemlisi kötü çevresel koşullar nedeniyle zayıflarsa, istila eden bakteriler kendilerini yara içine yerleştirebilirler.

Bu nedenle, ağız mantarı ortaya çıktığında, akvaryumumuzda olan balıkların birbirleriyle savaşmadığını veya zarar vermediklerini, tüm balıklarımızı uygun sosyal gruplara ayırdığımızı, beslenmelerinin dengeli ve vitamin açısından zengin olduğunu ve su kalitesinin tatmin edici olduğunu kontrol etmemiz gerekir. Suda bulunan amonyak ve nitrit seviyeleri özellikle ağız mantarının oluşumu ile alakalıdır. Ayrıca suyun yapısı ve oksijen konsantrasyonu sorunları da bu hastalığı tetikleyebilir.

Bu hızlı etkili bir hastalıktır ve hızlı tedavi edilmesi gerekir. Üretilen toksinler ve yemek yiyememe erken aşamada tedavi edilmedikçe ölümcül olabilir. Bu bakterilere genellikle ikinci bir Aeromonas bakterisi enfeksiyonu eşlik eder ve mantar genellikle etkilenen cildi işgal eder. Bu bakterilerin bazı antibiyotiklere dirençli hale geldiğini unutmamamız gerekir. Bu nedenle kullanılacak ilacı tüm tedavi boyunca balıklarımıza uyguladığımızdan emin olmamız gerekir. Bu hastalıktan kurtulmak için önce su kalitesini artırmamız ve sonra tedaviye başlamamız gerekir.

Finrot hastalığı ile karşılaştırıldığında, ağız mantarı daha yavaş gelişir. Ancak bazı mantarlar standart türden çok daha hızlı hareket eder ve bunlar birkaç gün içinde potansiyel olarak enfekte olmuş balıkları öldürebilir. Bu nedenle hızlı tanı ve tedavi önemlidir.

Doğum yapan balıklar veya beta balıkları gibi balıkların sularının pH oranı asidik seviyede ise mantar enfeksiyonlarına yakalanma oranları yüksektir. Bunun için balıklarımızın yaşamsal olarak ihtiyaç duydukları su temizliğine dikkat etmeliyiz.

Japon balıkları gibi türlerin filtresiz veya iç filtreli akvaryumlarda beslenmesi sonucunda ve akvaryumumuzun kapasitesinin üstünde balık olması durumunda bu hastalık yaygın olarak ortaya çıkabilmektedir.

Balıklarımızı Nasıl Tedavi Edebiliriz?

Ağız mantarını hem gerçek mantar enfeksiyonlarından hem de bakteriyel finrot hastalığından ayırmamız zor olabileceğinden, ağız mantarını tedavi etmek için formüle edilen birçok özel ilaç finrot ve mantarı da tedavi eder. Hepimizin bildiği gibi, uzun vadede başarı, balığın uygun şekilde korunmasına bağlıdır. Bu nedenle su kalitesi, su kimyası, beslenme ve sosyal davranışların bir miktar gözden geçirilmesi büyük ölçüde balıklarımızın hastalanmasını engelleyecektir.

Bu mantar cinsi oldukça bulaşıcı olduğundan hasta olan balıklarımızı ayrı bir karantina tankında tedaviye almamız gerekir. Ana akvaryumda kalan balıklarımızın da geçici bir süre gözlem altına tutulması şarttır. Daha sonra hastalığın önüne geçmek için ana akvaryumu da dezenfekte etmeliyiz. Eğer akvaryumda karbon benzeri filtreler kullanıyorsak bu filtreleri de yenisi ile değiştirmeliyiz.

Ayrıca akvaryum suyuna ekleyeceğimiz tuz, ağız fungusu başta olmak üzere birçok mantar hastalığını önlememizde yardımcı olacaktır.  Birbirlerine zarar verebilecek balıklardan oluşan bir akvaryuma sahipsek, akvaryum ortamını kavgaları ve yaralanmaları önleyecek şekilde sayılarını kontrol altında tutmalıyız. Balıkların dinlenme ve uyuma gibi ihtiyaçları için onlar kayalıklardan oluşan ortamlar hazırlayabiliriz.

Uzman veteriner hekimlere danışarak edinebileceğimiz Penisilin, Kanamisin gibi antibiyotikler ve akvaryumda değişiklik yapacağımız su dengesi ve dengeli beslenme bu hastalığın önüne geçmemizi sağlamamızda yardımcı olacaktır.

Bu yazıyı diğer hayvanseverler ile paylaşmayı lütfen unutmayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir